Oyuncu dosyası: Nicole Kidman

Güzelliği ve yeteneği ile iz vırakan bir kadın!

Oyuncu dosyası: Nicole Kidman

20 Haziran 1967 Hawai, Honolulu doğumlu güzel yıldız Nicole Kidman; 3 yaşında iken ailesi ile birlikte Avustralya’ya taşınmış ve yetişkin olana kadar hayatını orada geçirmiştir.

Babası klinik psikolog, biyokimyager ve yazar; annesi ise hemşire, öğretmen ve kitap editörüdür. Nicole, kendinden küçük Antonia adında bir de kız kardeşe sahiptir.

Kidman, Victorian College of the Arts ve Australian Theatre for Young People okullarını başarı ile bitirmesinin ardından; ilk olarak, 1982 yılında Bush Christmas adlı televizyon filminde oynamıştır.

Bunun ardından 1983 yılında Five Mile Creek dizisinde kendine daimi bir rol edinmiştir.

1989 yılında ünlü aktör Sam Neill ile birlikte başrolünü üstlendiği Ölüm Sessizliği (Dead Calm) filmi, Nicole’ün kariyerinde bir dönüm noktası hâline gelerek sanat camiasında sadece güzel yüzü ile değil güçlü oyunculuk yeteneği ile de tanınmasına vesile olmuştur.

http://www.youtube.com/watch?v=9sgT0oZ4YnY


Tom Cruise’lu günler…

Oyuncu dosyası: Nicole KidmanŞöhret basamaklarını birer birer tırmanan güzel yıldız, 1990 yılında Tom Cruise ile birlikte Fırtına Günleri filmini çekmiştir.

Bu filmin çekiminde tanışan iki genç oyuncu filmin ardından sevgili olmuşlar ve çok geçmeden o yılbaşı evlenmişlerdir.

Kidman, Tom Cruise’un eşi konumundayken de Gözleri Tamamen Kapalı ve Diğerleri gibi birbirinden başarılı filmlere imza atarak bağımsız, başarılı ve kocasının gölgesinde kalmayan bir aktris olduğunu ispatlamıştır.

Evlilikleri esnasında 2 çocuk evlat edinen ve Hollywood’un en güçlü ve sevilen çiftlerinden biri olarak kabul edilen Kidman – Cruise, 2001 yılında boşanmıştır.


Yepyeni bir Nicole doğuyor…

Nicole’ün kariyeri Tom’dan boşanmasının ardından büyük bir ivme kazanarak zirveye tırmanmaya başlamıştır.

Nicole, ünlü yazar Virginia Woolf’u canlandırdığı Saatler filmi ile En İyi Kadın Oyuncu Oskarı’nı kazanmıştır.

Bu ödülün yanı sıra Golden Globe, BAFTA, Sattellite gibi farklı organizasyonlara ait çok sayıda ödülün de sahibidir.

Nicole Kidmad’ın en sevilen filmleri arasında Kırmızı Değirmen, Tatlı Cadı, Stepford Kadınları, Dogville, Saatler ve Diğerleri bulunmaktadır.


Dünyanın en güzel annesi…

2005 yılında bir galada Avustralyalı ünlü country müzik şarkıcısı Keith Urban ile tanışan Kidman, 2006 yılında müzisyenle hayatını birleştirdi.

Hâlâ devam eden bu mutlu evliliğin meyvesi olarak; 2008 yılında Sunday Rose ve 2010 yılında ise Faith Margaret doğdu. Böylece Nicole, dünyaya kendi gibi 2 güzel kadın daha kazandırmış oldu! Umarız ileride onlar da yetenekli birer oyuncu olurlar!


Klas ve sofistike!

Nicole Kidman porselen gibi beyaz teni, sarı kızıl saçları, uzun ince fiziği ve soğuk güzelliği ile diğer Hollywood yıldızlarından ayrı bir yere sahiptir.

Karizmatik, mesafeli, zeki ve bir o kadar da seksi, sofistike ve zarif görünümü onun her daim izleyicilerin gözünde farklı bir itibara sahip olmasını sağlamıştır

http://www.youtube.com/watch?v=yTO4FHf8MBs

Seçkin güzelliği, karizmatik duruşu ve güçlü kariyeri ile reklamcıların ve markaların da dikkatlerini üzerine çeken Kidman; bugüne değin Chanel gibi birçok dünyaca ünlü markanın tanıtım yüzü olmuş ve birbirinden dikkat çekici reklam filmlerinde rol almıştır.

Nicole hayranları için güzel yıldızın oynadığı tüm filmlerin listesi ekliyorum:

Filmografi

2014 Before I Go to Sleep (hâlâ çekimleri devam ediyor)

2013 Anchorman: The Legend Continues (hâlâ çekimleri devam ediyor)

2013 Grace of Monaco (post-production aşamasında)
Grace Kelly

2013 The Railway Man (post-production aşamasında)
Patricia Wallace

2013 Stoker
Evelyn Stoker

2012 Hemingway & Gellhorn (TV filmi)
Martha Gellhorn

2012 The Paperboy
Charlotte Bless

2011 Trespass
Sarah Miller

2011 Just Go with It
Devlin Adams

2010 Rabbit Hole
Becca

2009 Nine
Claudia

2008 Australia
Lady Sarah Ashley

2007 The Golden Compass
Marisa Coulter

2007 Margot at the Wedding
Margot

2007/I The Invasion
Carol Bennell

2006 Happy Feet
Norma Jean (seslendirme)

2006 Fur: An Imaginary Portrait of Diane Arbus
Diane Arbus

2005 Bewitched
Isabel Bigelow / Samantha

2005 The Interpreter
Silvia Broome

2004 Birth
Anna

2004 The Stepford Wives
Joanna Eberhart

2003 Cold Mountain
Ada Monroe

2003 The Human Stain
Faunia Farley

2003 Dogville
Grace Margaret Mulligan

2002 The Hours
Virginia Woolf

2002 Panic Room
Stephen’s Girlfriend on the Phone (seslendirme)

2001 Birthday Girl
Sophia, alias Nadia

2001 The Others
Grace Stewart

2001 Moulin Rouge!
Satine

1999 Eyes Wide Shut
Alice Harford

1998 Practical Magic
Gillian Owens

1997 The Peacemaker
Dr. Julia Kelly

1996 The Leading Man
Academy Awards Presenter

1996 The Portrait of a Lady
Isabel Archer

1995 Batman Forever
Dr. Chase Meridian

1995 To Die For
Suzanne Stone Maretto

1993 My Life
Gail Jones

1993 Malice
Tracy Kennsinger

1992 Far and Away
Shannon Christie

1991 Billy Bathgate
Drew Preston

1991 Flirting
Nicola

1990 Days of Thunder
Dr. Claire Lewicki

1989 Bangkok Hilton (TV mini dizi)
Katrina Stanton

1989 Dead Calm
Rae Ingram

1988 Emerald City
Helen McCord

1987 Vietnam (TV mini-series)
Megan Goddard

1987 Un’australiana a Roma (TV filmi)
Jill

1987 Watch the Shadows Dance
Amy Gabriel

1987 Room to Move (TV filmi)
Carol Trig

1987 The Bit Part
Mary McAllister

1986 Windrider
Jade

1985 Archer (TV filmi)
Catherine

1985 Wills & Burke
Julia Matthews

1985 Five Mile Creek (TV dizisi)
Annie

1985 Winners (TV dizisi)
Carol Trig

1984 A Country Practice (TV dizisi)
Simone Jenkins

1984 Matthew and Son (TV filmi)
Bridget Elliot

1983 BMX Bandits
Judy

1983 Bush Christmas
Helen

1983 Skin Deep (TV movie)
Sheena Henderson

1983 Chase Through the Night (TV filmi)
Petra

Felekten bir geceye daha hazır mısınız?

Sanırım, hayatımda izlerken en çok eğlendiğim filmler Hangover 1 ve yine Hangover 2! Bu kadar komik adamla, bu kadar başarılı ve eğlenceli bir yönetmenin bir araya gelmesi adeta şahane. İşte şimdi sonuncusunu da yapmışlar; Hangover 3!

Filmin konusu uzun bir süre gizli tutulmak istenmişti ama, resmi fragmanından şöyle anlıyoruz; Babası vefat eden Alan, yani Zach Galifianakis, mafya tarafından kaçırılıyor ve her nasıl oluyorsa film Los Angeles'ta sona eriyor. En iyisi izleyip sonucunu öğrenmek.

Yönetmen koltuğunda yine Todd Philips yer alırken, başrollerimiz ise tabii ki çekirdek kadromuz: Bradley Cooper, Zach Galifianakis ve Ed Helms.

http://www.youtube.com/watch?v=KLAkxSjs8ZY

En güzel bekleyiş sona eriyor: Before Midnight

Before Midnight'ı izlemeyi mi daha çok istiyorum yoksa onun güzel bekleyişini yaşamayı mı bilmiyorum. Ama sonunda oluyor işte, kimimizin ergenliğinde başlayıp, onunla birlikte gençliğini yaşayan ve şimdi de olgunluk zamanlarına eşlik edecek olan film serisinin üçüncüsü, Before Midnight geliyor!

Serinin ilk filmi 1995 yapımı Before Sunrise ve ikinci filmi 2004 yapımı Before Sunset'ten sonra, sıra geldi bu uzuun bekleyişlere son vermeye. Yönetmen Richard Linklater başrol oyuncuları Ethan Hawke ve Julie Delpy'i tekrar bir araya getirmiş, bize de arkamıza yaslanıp onları izlemek düşmüş.

İlk filmde bir trende tanışıp Viyana'da birlikte bir gece geçiren, ikinci filmde Paris'te karşılaşıp eski günleri anan iki genç, şimdi evlenmiş, iki çocuk sahibi olmuş bir şekilde Yunanistan tatillerinde ilişkilerini sorguluyor. Bu arada senaryonun, filmin yönetmeni ve iki başrol oyuncusunun eseri olduğunu söylemeden geçmemek gerek!

Vizyon tarihi ise 19 Temmuz. Alın size yazı beklemek için bir sebep daha!

http://www.youtube.com/watch?v=NxLRT3IVasc

7 Psikopat’ı izlemek veya izlememek!

İzledim ve çok pişmanım diyenler el kaldırsın!

Film izlemeyi gerçekten çok severim; film çok güzel çıkarsa zamanımı ne iyi ettim de bu filmi izlemeye ayırdım diye düşünürüm.

Film çok da iyi çıkmazsa, hani idare eder konumundaysa yine olsun hayattan bir kesit izledim ve farklı olaylara ve karakterlere ait iç görü kazandım der avunurum.

Ama filmin hiç oluru yoksa, içi boşsa, bana hiçbir anlamda hiçbir şey katmıyorsa; o zaman işte gerçekten harcadığım zamana yanar, hayatımdan çaldığımı hisseder ve o dakikalarıma acır ve üzülürüm!

İşte 7 Psikopatın ardından tam da bu son cümlelerim gibi hissettim; çok üzüldüm, hayatımın 2 saatini bir hiç uğruna harcadığıma yandım!

Üstelik de bu filmi izlemiş ve “aa çok iyi film yaa” diye tavsiye etmiş en az 3 arkadaşım olmuştu, bu arada hepsi de erkekti belirteyim!

Filmin konusu kısaca şöyle:

Senaryo yazarı Marty, yeni filmi için bir şeyler yazma konusunda tıkanmıştır. Hiç bir şey üretmeden kendini içkiye vererek günlerini geçiren Marty'ye cin fikirli çılgın ve biraz da garip arkadaşı Billy içten içe yardım etmeye karar verir ve Los Angeles'ın en azılı mafyalarından birinin çok düşkün olduğu köpeğini çalar. Böylece başlayan olaylar ikiliye soluk soluğa bir macera yaşama fırsatı verir.

Filmi yerden yere vurasım var aslında ama izlememişler için spoiler içeren bir yazı olsun istemiyorum, sadece şiddetle izlememenizi tavsiye ediyorum.

Zira bence filmin bir mesajı yok, bir duygu bir düşünce geçirmiyor, filmin ardından bir tat kalmıyor zihninizde ve karmakarışık zorlama bir senaryo içerisinde içip içip komiklik olsun diye öylesine çekilmiş abartılı sahneler izliyorsunuz bence!

Bu filmin tek bir yararı olabilir geyik bir erkek grubu bir araya gelir hem içki muhabbeti yapar hem de bir yandan bu filmi izlerse “oha abi o neydi öyle lan” gibi geyik muhabbetleri türetebilirler filmden bolca; zira filmin tümü şaka gibi, filmin tümü kocaman bir geyik muhabbetinden ibaret!

Aklıselim hiçbir kadının vaktini bu boş film ile harcayacağını sanmıyorum!

Bu komedi dizisine hayvan severler bayılacak!

Animal Practice ile veterinerlerin dünyasını kahkahalar eşliğinde keşfe çıkacaksınız!

Yeni diziler çıkmış mı diye sitelerde dolaşırken, 2012 yapımı Animal Practice ile karşılaştım.

Ben hayvanları çok sevdiğim ve ah keşke lisede fen okuyup da veteriner olsaymışım diye dolaştığım için, diziye aşık oldum!

Ortalama bir hayvan sever de; dizideki ince esprilerden, yakışıklı ve cool veterinerlerden ve sevimlilik muskası hayvanlardan etkilenerek bu diziye eminim geçerli not verecektir!

http://www.youtube.com/watch?v=QSXipmcKSiE

Bir hayvan hastanesinde geçen Animal Practice, bir grup veterinerin ve orada kalan hayvanların günlük yaşamından kesitler sunan bir komedi dizisi.

Espriler oldukça ince ve zekice, oyuncu kadrosunda ise birçok başka yapımdan gözünüze çarpan “aa tanıyorum yaa” diyeceğiniz ünlüler yer alıyor.

Brian Gatewood ve Alessandro Tanaka’nın yönetmenliğini yaptığı ve başrollerini Justin Kirk, JoAnna Garcia Swisher, Tyler Labine ve Bobby Lee’nin paylaştığı bu sevimli diziye mutlaka bir şans verin!

The Newsroom’dan ses var!

Kişisel görüşüme göre televizyon dizilerinin şahı, “her gün olsa her gün izlesek”i en çok dedirten dizi “The Newsroom”, 2. sezonun haberini veren bir teaser video yayınlamış. Her ne kadar aşağıdaki 14 Temmuz yazısı çok fazla gelse de, en azından kendilerinden haber alabildiğimiz için mutluyuz!

http://youtu.be/5EP7aBZ2DuI

Bu yılın en bomba yabancı dizisi; Hannibal!

Uyarlama dediğin böyle olur, bravo!

Ünlü Hannibal filmleri dizi oldu sayın seyirciler; hem de 2013 yapımı, dumanı daha üzerinde taptaze bir dizi!

Dün gece eşimle Hannibal’ı izlemeye başladık; Allah biliyor ya ikimiz de sinema filmi versiyonlarını çok seven tam birer Anthony Hopkins hayranı olarak, öncesinde biraz dudak büktük ve hatta burun kıvırdık dizi versiyonuna!

Bu kadar başarılı sinema filmlerinin ardından, Hannibal’ı sinema tarihinin en ağır karizma aktörü canlandırmışken; bir de üzerine dizi hâline getirmenin anlamı var mı diye sorguladık!

Sonra diziyi izlemeye başladık ve bayıldık! Olmuş yani, bu kadar yapılır! Bu güzel filmler ancak böyle bir diziyi hak eder, beş yıldızlı pekiyi verdik her ikimiz de!

http://www.youtube.com/watch?v=dnMgxYjWNZI

Dizinin çok kaliteli bir yapım olmasının yanı sıra Hannibal karakterini canlandıran Mads Mikkelsen role cuk oturmuş, performansı uzaydı ben size öyle diyeyim!

Özel ajan Will Graham rolünde de Hugh Dancy’yi izliyoruz ki onun da hiç aşağı kalır yanı yok bir bravo da o aldı bizden performansıyla!

Bryan Fuller yönetmenliğindeki Hannibal’ın başrollerinde Mads Mikkelsen, Hugh Dancy, Laurence Fishburne ve Caroline Dhavernas oynuyor.

Dizi, dünyaca ünlü psikiyatrist Dr. Hannibal Lecter ve gözlemlemekten sorumlu olduğu hastası FBI suçlu profili analisti Will Graham’ın arasındaki ilişkinin ilk dönemlerini anlatarak hikâyeye başlıyor.

Will Graham, suçluları anlayabilmesini sağlayan özel bir hayal gücü ve düşünce yeteneğine sahiptir, ancak bu yeteneği onun kişisel hayatına da etki ederek ona musallat olmaktadır.

Göz yaşlarınıza değecek bir film: Aşk, Şimdi!

Bazı filmler kötü deneyimler bizzat başınıza gelmeden, sanki onları yaşamışçasına farklı bakış açıları ve anlamışlıklar edinmenizi sağlar; tıpkı bu film gibi!

Ol Parker’ın yönetmenliğini yaptığı başrollerinde Dakota Fanning ve Jeremy Irvin’in oynadığı Aşk, Şimdi! derin duygular hissetmek ve hayatta başınıza gelmemiş olsa dahi bazı duyguların ve kötü olayların yansımalarını keşfetmek isteyenler için oldukça etkileyici bir dram.

17 yaşındaki Tessa, kan kanseridir ve ölüme çok yaklaşmıştır. Tessa’yı tedavileri reddeder ve ölmeden önce yapmak istediklerinden oluşan bir liste hazırlar ve son kalan zamanını bunları gerçekleştirmeye adar.

Bu kadar genç birinin bu denli ciddi bir hastalıkla ümitsiz bir şekilde başa çıkmaya çalışması, hayata tutunma azmi ve bu durumunda onda yarattığı kabulleniş gibi ruh halleri filmi çok değerli kılıyor.

Evet, filmi izlerken hüngür hüngür ağlıyorsunuz; ama ardından aklınızda çok naif ve hayata bağlı bir hikaye tadı kalıyor.

Yok yere içinizi karartan bir dram asla değil, tam tersine bu tip tatsız olaylar hakkında iç görü edinebileceğiniz ve ölümcül hastalıklara sahip insanların duygusal dünyasını anlayabileceğiniz etkileyici ve öğretici bir film!

Jeremy Irvin’i ve Dakota Fanning’i başarılı performanslarından dolayı tebrik etmek lazım, kesinlikle izlemenizi tavsiye ederim!

“Two and a half men” eksiliyor!

Hala sıkılmadan, bıkmadan diziyi takip edenler için bir iyi bir de kötü haberim var… İyiden başlıyorum; Dizi CBS‘den 11. sezon onayını almış!

Kötü haber ise, “İki buçuk adam”ın buçukluğunun bu yeni sezonda olmayacak olması. Ashton Kutcher ve Jon Cryer, yapımcılarla anlaşmış ancak 19 yaşındaki oyuncu Angus T. Jones tarafında işler pek yolunda gitmemiş, anlaşamamışlar. Yine de kendisini yeni sezon boyunca ara sıra konuk oyuncu olarak görmek mümkün olacakmış.

Woody Allen dönüyor!

Midnight in Paris gibi bir başyapıttan sonra To Rome With Love ile bir nebze de olsa hayal kırıklığı yaratan Woody Allen, Blue Jasmine isimli yeni filmiyle Eylül’de vizyonlara dönüyor.

New Yorklu, gösterişli bir hayat yaşayan ev kadının hikayesini anlatan filmde, lükslerinden dolayı iflasın eşiğine gelen kadının San Francisco‘ya, daha önce tanıştığı kendisine maddi olarak yardım edeceğini düşündüğünü adamın yanına yapacağı seyahat anlatılıyor.

Başrollerde Cate Blenchett, Allen’in vazgeçilmezi olan Alec Baldwin ve Sally Hawkins yer alıyor.